|
Biz yaşadığımız ömrün
1982 yılından beri zaman dilimini bölüşen, saygılı sevgi
içinde dostluklarını birleştiren yaklaşık yirmi aileden
oluşan büyük bir aileyiz. Üzüntülerimizi, sevinçlerimizi,
varlık ve yokluklarımızı birlikte göğüsleyerek hayatın
getirdikleri ve götürdükleri karşısında dik durma çabası
içindeyiz. Yaptığımız reçelin amacımıza araç olmasından
dolayı ''REÇEL ANNELER' 'ismi 18.01.2006 tarihinde saat
19:00'da ATV ana haberlerde yer alan 4 dakikalık bir
haber ile Sn. Ali Kırca tarafından kullanıldı. İsmin
taşıdığı sıcaklık ve amacımıza uygunluğu sonucunda hem
bizler hem de izleyiciler bu ismi beğendi ve bizler
de yolumuza bu isimle devam etmeye başladık. Bizleri
daha iyi tanımak için tıklayınız...
 |
Neden
ve nasıl reçel?
Dostluklarımızı
yaşamda sergilerken, ayaklarımız yere bastığı
süre içinde yaşama emek vermenin önemine inandık.
Yaşama ve yaşayana saygı ve sevgimiz bizleri "Yaşamak
için yaşatmak gerek" inancına götürdü. Görsel
basında izlediğimiz, yazılı basında farkına vardığımız
hizmete ihtiyacı olan çocukların yanında olmak
istedik. Kişisel bütçemiz ve koşullarımız istediğimiz
hizmeti vermemizi olanaksız kılıyordu. Bir çocuğa
kırtasiye ve önlük alarak okula yollamanın sadece
o an için bir ihtiyacı karşılamak olduğunu biliyorduk.
Yapmamız gereken bundan daha fazlasıydı... Aklımız
ve gönlümüz, amaç, araç, emek ve azim varsa hizmet
yolunu bulabileceğimizi söylüyordu. Kültürel turlar
yaptık. nakış, dikiş örgü gibi el sanatlarıyla
uğraştık. Yeterli bütçe oluşturamadık. 2005 senesinin
ramazan ayı iftarları için kendimize reçeller
ve turşular yapmıştık. Ancak mevsim itibariyle
çok değişik meyve bulamadığımız için reçellerde
değişik tatlar üretmiştik. Kendimiz için yaptığımız
reçelleri, tadanlar tarafından çok beğenildi.
Bu arada gündeme gelen bir olay, bize masrafı
çıktıktan sonra elde edileni başkalarına sunmaya
sevk etti ve biz o zaman reçellerimize ''Bir çocuğa
tebessüm, bir eve umut" dedik.
|
|
Gündeme
gelen olay neydi?
Bir iş merkezinin
otoparkına bakan, geliri çok kısıtlı bir görevli,
bir gün ailemizde bulunan bir arkadaşımıza çok
yakın bir komşusunun aylardır elektriği ve suyunun
kesik olduğunu ve erzakının olmadığını belirtti.
Komşularının yıkanma, çamaşır yıkama, aş paylaşımı
gibi ihtiyaçları için birkaç aile olarak yardım
ettiklerini, ancak altı aylık kira borcundan dolayı
ailenin evden atılmak üzere olduğunu söyledi.
Duyduklarımız bütçemizi aşmasına rağmen vicdanımızı
dinleyerek o aileyle görüştük. Okula giden üç
çocuklarıyla oyun çağında olan bir kızları vardı.
Baba, bel fıtığı, gözde görme kaybı, anne aşırı
astmabroncial rahatsızlığından dolayı çalışamayacak
durumdaydılar. Aynı dönemde ortaya çıkan reçel
ve turşu talebini bu aileye yönlendirebileceğimizi
belki bu şekilde uzun süreli bir yardımda bulunabileceğimizi
keşfettik. İlk etapta birikmiş tüm borçlarını
ödedik Çocukların tüm okul ihtiyaçlarını yüklenirken,
ailenin erzak, kömür, kira ve günlük ihtiyaç masraflarını
yüklendik. Ürettiklerimize talep artarken hizmete
ihtiyacı olanlar da aynı zamanda artmaya başladı.
|
 |
Şimdi
ne yapıyoruz?
Şu an 52 çocukta
tebessüm olurken, 12 ailenin kira, erzak ve kömürünü
üstleniyor, bunların dışında da tutabileceğimiz
elleri tutmaya, bize inanan ve ürünlerimizi beğenenler
ile umut bekleyenler arasında köprü olmaya çalışıyoruz.
Kim bilebilirdi ki bir komşu için yapılan bu çağrı
bir sürü insanın ve bizim hayatımızı değiştirecek?
Aynı Richard Bach'ın ''BİR" kitabında yazdığı
gibi farkına varmasak da insanlığa yazılan mükemmel
bir kader belki de insanları birbirine bağlıyordu...
|
|